__ Orhan Bıyıklı Fan Forum __


 
AnasayfaKAPISSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Gerçek bir kitap yazalım..

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
stvkolik
UstaOBci
UstaOBci
avatar


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 1440
Rep Rep : 294
Takım Takım : Mehter Takımı :)

MesajKonu: Gerçek bir kitap yazalım..   Paz Ekim 24 2010, 06:55

Bu başlıkta hep beraber kitap yazacağız ehe Nasıl mı..
Önceki arkadaşımızın yarım bıraktığı yerden hayal gücümüzü kullanarak kendimiz devam edeceğiz..
Hepinizin tahmin edebileceği gibi baş kahramanımızı Orhan abi canlandırıyor..
Şimdi..gerisi hayal gücümüze kalmış..

Artık yazamayacağımız bi noktaya geldiğimizde kitabımız bitmiş olacak ve ismine hep birlikte karar vereceğiz.. Wink
ehe


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://orhanbiyikli.yetkinforum.com
stvkolik
UstaOBci
UstaOBci
avatar


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 1440
Rep Rep : 294
Takım Takım : Mehter Takımı :)

MesajKonu: Geri: Gerçek bir kitap yazalım..   Paz Ekim 24 2010, 06:56

İlk ben başlıyorum..

Dışarıda çok güzel bir hava vardı..İnsanlar sıcaktan bunalmıyor, soğuğu hissetmiyordu..Yalnızca ılık bir rüzgar esiyordu..Bu havayı kaçırmak istemeyen herkes sokaklara boşalmıştı..Orhan ise herkesin aksine odasına kapanmış, oturuyor ve düşünüyordu..Yalnızca düşünüyordu..
---
Hadi bakalım hayal gücünüze kuvvet ehe


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://orhanbiyikli.yetkinforum.com
BeyzA
OBGrafiker
OBGrafiker
avatar


Lakap Lakap : Hayalci Şirine
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 405
Rep Rep : 80
Takım Takım : Yok


MesajKonu: Geri: Gerçek bir kitap yazalım..   Paz Ekim 24 2010, 18:38

Ve hala dusunuyordu. Dusunmemeliydi halbuki.. Biliyordu ki boyle olmasi gerekiyordu. Simdi onu sevenler isyandaydi. Onlar da biliyordu. Isyan olmamaliydi. Evet birakmisti artik her seyi.. Ve bu herkesin yureginde bir bomba olarak patlamisti. Artik.. Artik oyunculuktan vazgecmisti. Kabullenmeliydi ama zordu. Buna sebep olanlari dusundu. Tek tek.. Usanmadan.. Nasilsa vakti coktu.
Karar verdi ki bu da care degildi.. Care... Tek bir seydeydi..
Benden bu kadar. =)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
BeyzA
OBGrafiker
OBGrafiker
avatar


Lakap Lakap : Hayalci Şirine
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 405
Rep Rep : 80
Takım Takım : Yok


MesajKonu: Geri: Gerçek bir kitap yazalım..   Salı Ekim 26 2010, 15:42

Canım çekti ben devam edecem =)
Çare sadece hayata dönmekti. Peki bu nasıl olacaktı..? Kapı çalındı. Yine çalındı. Ve hala çalınıyor..
Bakmak istememesine rağmen kapıya yöneldi ve açtı. Boş.. Kapının önünde bir mektup.. Daha doğrusu karta benziyordu. "İyi doğdun Orhan Bıyıklı". Demek bir kart insanı hayata döndürebiliyormuş. Kapı kapanırken bir ses. Ve akabinde bir avuç insan. Çoluğu çocuğu genci... Tekrar tok bir uğultu. "İyi ki doğdun"
Bu insanları tanımıyordu ama tanımak isterdi. Yüzünde dolu bir gülümseme. Şimdi, burda, hemen o insanların boynuna sarılmak istedi. O mu yanlış söyledi yoksa böyle mi söylemeye niyetlenmişti. "Nasıl buldunuz burayı?" Tedirginliği herhalinden belliydi. Düğün havası bitmiş, geriye bir burukluk kalmıştı.
--
Hadi ama inşallah devam eder..
not: Benim nezdimde değerli olan kişi. Orhan Bıyıklı. İyi ki varsınız... =)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
didemmm
OBFan
OBFan
avatar


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 9
Rep Rep : 3
Nerden Nerden : Dünyadan =P

MesajKonu: Geri: Gerçek bir kitap yazalım..   Perş. Nis. 21 2011, 18:22

O insanlar burayi nasil bulmustu? Hayat ne garipdi. Sanki kactikca kovalaniyordu. Artik taninmak istemiyordu o da normal bir hayat sürdürmek istiyordu. Insanlarin hepsi ne kadarda mutluydu onu gördükleri icin. Keske diye düsündü Orhan keske bende onlar kadar mutlu olabilseydim.
Daha kücük bir cocukken baslamisti onun oyunculuk hayali. Bütün okul hayati boyunca bu hayalin pesinde kosmustu...

Hadi bakalim biran önce bitsen hikayemiz =)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://samanyolufanlari.com
byza
OBGrafiker
OBGrafiker
avatar


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 331
Rep Rep : 75

MesajKonu: Geri: Gerçek bir kitap yazalım..   Cuma Haz. 08 2012, 14:34

Orhan'ı daldığı düşüncelerinden çekip çıkaran bir ses çıkıverdi o kalabalığın arasından. Narin bir sesti: "Biz, biz buraya senin için geldik. Seni rahatsız edebileceğimizi düşünmeliydik. Ö..özür dilerim, dileriz..." İyice bakmaya çalıştı ama sesin nereden geldiğini hala kestiremiyordu. O kadar mı dağıttım kendimi, diye geçirdi aklından. Narin sesin sahibi öne doğru çıktı. Artık neden sesin nereden geldiğini anlayamadığını, şimdi anlamıştı. Ve neden sesin bu denli cılız olduğunu da. Çünkü bunu söyleyen kişi henüz 13 yaşında bir kız çocuğuydu. Ama bakışları bir yetişkini andırıyor gibiydi. Kız, üzerinde gök mavi bluzunu kendine doğru çekiştirip dururken; bir yandan da koluna sanki öylesine takmış gibi görünen, fermuarının sağ tarafında irice bir yırtığı olan soluk renkli çantasını sallar gibiydi. Evet, nihayetinde bir çocuktu. Söylediği sözlerden pişman olduğunu düşündü kızın, Orhan. Ne demeliydi, bunu düşünüyordu. Sanki ağzından çıkacak her kelime bu güzel minik kızın can evinde bombalar patlatacaktı. Öyle hissediyordu. "Birden.. birden böyle bir şey beklemiyordum. Ama gelmenize emin olabilirsin ki çok sevindim, çok.. Teşekkür ederim." Buruk hava yavaşça kalkıyordu ve tek tek yüzlerde tebessüm açıyordu. Kız, hala biraz tedirgindi, mutlu olmaya çalışıyordu, pek beceremiyordu. Bluzunu çekiştirmeyi de bıraktı. Dikkat çektiğinin farkına vardı anlaşılan. Orhan, büyük ve sıcacık ellerini kızın başına koydu, ve saçlarını karıştırdı. Evet bu, kızı gerçekten de mutlu etmeye yetti. Mutluluk, güzel bir şeydi; çok güzel bir şey.
Orhan tekrar, pencereden dışarıya bakarken oturduğu puf koltuğuna döndü. Pencereye çevirdi başını, hayır tekrar önüne baktı. Düşünmeye başladı, hayır başka bir şey. Bugün bir şey anladı Orhan: Ağzından çıkar her kelime, onu seven insanlar için kıymetliydi. Bu yüzden bir sorumluluğu vardı. O insanların saf sevgisine karşı, bir sorumluluk.
--
Devam etmesini güçleştiriyor gibiyim. (:


En son byza tarafından Cuma Haz. 08 2012, 16:42 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
ERENN
OBModeratör
OBModeratör
avatar


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 806
Rep Rep : 191
Takım Takım : Fenerbahçe

MesajKonu: Geri: Gerçek bir kitap yazalım..   Cuma Haz. 08 2012, 15:52

Bu insanlara karşı sorumlulukları vardı.Vardı ama ne yapmalıydı?Bir yanı verdiği kararın doğru olduğunu söylüyor bir yanı ise 'sen küçük yaştan beri sadece oyuncu olmayı düşündün ve oldun.Yıllardır hayalini kurduğun ve sonunda kavuştuğun bu mesleği terk edebilecek misin?'diyordu.
bu düşünce karmaşasını yaşadığı anda birden telefonu çaldı.açmak istemiyordu ama hala çalıyordu ısrarla çalıyordu.Kapatmak için telefonu eline aldığında gördüğü şey ile şoka girmiş gibiydi.
'Nakkaş' yazıyordu...
cevap vermelimiydi?vermemelimiydi?nakkaş onu arıyorsa kesin yeni bir senorya yazmıştır ve onu aradıklarına göre onun oynamasını istiyorlardı.

Telefon elinde düşünmeye başladı...

(ne kadar saçmaladım böyle ya)


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
byza
OBGrafiker
OBGrafiker
avatar


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 331
Rep Rep : 75

MesajKonu: Geri: Gerçek bir kitap yazalım..   Salı Tem. 31 2012, 20:31

Açsa iyi olacaktı, açtı. "Orhan neredesin abi, çabuk gel. Ya da ben alıyım seni." "..." "Orhan, alo?" "Evdeyim, alırsın"

2 ay önce..

"Hayatım bitti mi çekim?" "Evet şimdi bitti, sen nasılsın, ağrın sancın var mı?" "Biraz, ama doktor normal dedi. Ne zaman geliyorsun, tek başıma doğurtmayacaksın değil mi çocuğu?" "Hemen çıkıyorum leydim, gecikme için özürlerimi sunarım." "Sen yok musun, bu sefer affetmem ama. Kandıramazsın beni bu hoş sözlerle." "Endişelenme, tamam." "Çabuk gel." "Tamam, kapatıyorum." "Tamam."
"Arkadaşlar ben çıkıyorum, dualarınızı esirgemeyin bu baba adayından." Ses gelmedi, arkadaşlarının yüzlerine baktı. "Ertan bir sorun mu var, bu suratlar ne böyle?" "Orhan.." "Ne var oğlum söylesene şunu!" "Bak abi kızacaksın ama, ben söylemek zorundayım. Özge.. Ulaşamıyoruz ona. Galiba İStanbul'da bile değil. Haber vermeden gitmiş. Biliyorsun bu bölümde onun repliği en fazla ve bölümün de yetişmesi lazım." "Yani?" "Yanisi, senaryo değişti. Daha doğrusu eklendi. İşimiz bitmedi yani henüz." "Abi bak gitmem lazım benim. Burcu'nun bana ihtiyacı var. Gitmezsem çok üzülür." "Oğlum ben n'apıyım? Git Nakkaş'a söyle. Uğraş belki bir yol bulunur." "Hey Allah'ım ya!"
"Bu ne demek oluyor. Benim gitmem lazım. Eşimin yanında olmam lazım." "Orhan tamam kardeşim. Az bir işimiz kaldı. Biraz sık dişini." "Ya ben anlatamıyorum galiba. Doğurdu doğuracak karım!" "Valla kalmak zorundasın. Mecbur olduğunu biliyorsundur herhalde. Aksi takdirde..." "Ne? Aksi takdirde ne?!" "Sen anladın bizi. Hadi şimdi vakit kaybetmeden başlayalım. Ya bakma öyle düşmanmışız gibi. Biz ne yapalım? Emirler büyük yerden biliyorsun." "Peki... peki... peki... ..."

"Aah kahretsin çok geç kaldım. Burcu dayan biraz. Hadi be adam gitsene. El kol hareketi yapma lan! Allah'ım!"
Hastahanenin yanındaki çiçekçi gözüne çaptı hızla koşarken. Bir srı gül demeti yaptırdı, en sevdiği çiçekti sarı güller Burcu'nun. Burcu acaba çok kızmış mıdır diye düşündü bir yandan. Ama bunu ailesinin iyiliği için yapmak zorundaydı. Herkesin bazıları gibi önemli bir babası yoktu. Tırnağıyla ve dişiyle kazmak zorundaydı. En küçük bir hatasında kötü şeyler olurdu. Sevilen bir karakter olması onlar için o kadar da önemli değil ne de olsa. Kovmazlar ama süründürürler. Böyle düşünüyordu Orhan şimdi. Fazla düşünmekten olsa gerek. Düştüğünü farkedememişti bile hemen. Hızla kalktı, eşinin odasının önündeydi şimdi. Kapıyı çaldı, ses gelmedi. Girdi içeri. Uyuyordu, uyurken çok güzel göründüğünü de düşündü Orhan. Arkasından Yazgı hemşire geldi. Dikkatlice baktı, hayır bu başka hemşire, değiştirmişler herhalde. "Eşimle siz mi ilgileniyorsunuz?" "Nerdesiniz siz Orhan bey? Burcu hanım hep sizi sayıkladı durdu." "İşim uza..." "Doğumda yanında olmadığınız için size çok kırgın." "Doğum mu? Doğum mu oldu? Ne zaman? Daha bir gün yok muydu?" "Erken geldi bebek. 6 saat falan olmuştur. Belki daha fazla. Burcu hanıma şimdi sakinleştirici verdik. Yoksa bütün gün ağlayacaktı" "Ne zaman gelir kendine, hem kızım nerede benim. Onu görmek istiyorum." "Böyle gelin lütfen."
"Burcu, kızımızı gördüm. Çok güzeldi. Tıpkı senin gibi, çok güzel. Aç artık gözünü. Senden özür dilemem lazım. Kızımdan diledim. Bana gülücük attı. Beni affetmiştir muhtemelen. Sen de affetsen? He?" "Orhan, sen misin, geldin mi? ... Orhan! Nerde kaldın! Seni bekledim ama bir türlü gelmedin. Ben bunu hak edecek ne yaptım da böyle bir şey yaşattın bana. Ne kadar berbat bir duyguydu biliyor musun?! Ne o, cevabın yok mu?!" "Hayatım bak..." "Hayatım deme bana. Bana hayatım falan deme. Sana dedim değil mi? Affetmem dedim. Niye beni ciddiye almadın, niye?" "..."

Şimdi..

Yolda giderken bunları düşündü hep Orhan. Anılarındaki akan göz yaşlarını teker teker saydı parmağıyla. Burcu o olaydan sonra 2 hafta bakmamıştı doğru düzgün kendisinin yüzüne. Tabi birkaç gece eve almamasıyla birlikte. Haklıydı da. Çok incinmişti. Şimdi her şey düzelse de, Orhan o insanların yüzüne baktıkça hatırlayacaktı karısının karşısındaki tüm acizliğini. Hatırlıyordu işte, tekrar, tekrar..

Not: Sayın Samanyolu çalışanları, Özge ve Burcu abla üstlerine alınmasınlar. Bu sadece bir hikaye. eheh
Hadi bakalım devam. (;
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Gerçek bir kitap yazalım..
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» İnsan vücudu hakkında 16 olağanüstü gerçek
» Gerçek gruphepsiclup.forumzen.com İmzaları...
» Rüzgar Gülü - Atilla İlhan rüzgar gülü - atilla ilhan
» cemrenin gercek adı
» 6300 klasör şifreleme

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
__ Orhan Bıyıklı Fan Forum __ :: -Orhan Bıyıklı- :: Hayal Et!-
Buraya geçin: